Study

Modadil 120 Günde YDT 21-25

  •   0%
  •  0     0     0

  • durable
    sağlam, dayanıklı
  • massacre
    katliam
  • worship
    tapınmak
  • nominate
    aday gostermek
  • wander
    amacsızca dolaşmak
  • relatively
    nispeten, goreceli olarak
  • sovereignty
    egemenlik, buyukluk
  • satisfied
    memnun
  • preserve
    korumak, muhafaza etmek
  • glance
    goz atmak, bakmak
  • intensive
    yoğun
  • prosperity
    refah
  • hostile
    duşmanca
  • notion
    duşunce, fikir
  • invaluable
    paha bicilemez, cok değerli
  • pave the way for
    yol acmak
  • virtually
    hemen hemen, neredeyse
  • inherent
    doğasında/doğuştan olan
  • climax
    doruk, zirve
  • accurate
    doğru, hatasız
  • property
    mal-mulk
  • trust
    guven, inanma
  • reject
    reddetmek
  • excel
    cok iyi olmak, gecmek
  • abundant
    bol
  • deteriorate
    kotuleştirmek
  • anticipate
    beklemek, ummak
  • tribe
    kabile
  • negotiate
    goruşmek, muzakere etmek
  • agriculture
    tarım
  • obligation
    yukumluluk, zorunluluk
  • notable
    kayda değer
  • ambitious
    hırslı, iddialı
  • apparently
    acıkca
  • infrastructure
    altyapı
  • liberty
    ozgurluk
  • regulate
    duzenlemek, ayarlamak
  • outcome
    cıktı, sonuc
  • commit
    işlemek, yapmak
  • wound
    yaralamak
  • date back to
    e dayanmak
  • ample
    bol, yeterli
  • foundation
    kuruluş, temel
  • repetitive
    tekrar eden
  • flourish
    ilerlemek, gelişmek
  • insight
    anlayış, kavrayış
  • apply
    başvurmak, uygulamak
  • flawless
    kusursuz
  • depleted
    tukenmiş, bitmiş
  • worsen
    kotuleştirmek
  • inquiry
    soruşturma
  • trigger
    tetiklemek, yol acmak
  • give rise to
    sebep olmak, yol acmak
  • arrange
    duzenlemek
  • lessen
    azaltmak
  • expel
    kovmak, defetmek
  • acquire
    edinmek
  • fiscal
    mali
  • appear
    gorunmek, ortaya cıkmak
  • widow
    dul
  • evaporate
    buharlaşmak, ucup gitmek
  • alliance
    ittifak, anlaşma
  • torture
    işkence yapmak
  • insure
    sigortalatmak
  • orphan
    yetim
  • promising
    umut veren
  • ascend
    artmak, tırmanmak
  • explicitly
    acıkca
  • altitude
    yukseklik, rakım
  • anxious
    endişeli
  • chiefly
    başlıca, esasen
  • lethal
    olumcul
  • recklessly
    dikkatsizce, pervasızca
  • discrepancy
    celişki
  • enforce
    tatbik etmek, uygulamak
  • convince
    ikna etmek
  • succeed
    başarmak, den sonra gelmek
  • hijack
    kacırmak
  • distinctive
    kendine ozgu, ayırt edici
  • fragile
    kırılgan
  • enhance
    artırmak, geliştirmek
  • overcome
    ustesinden gelmek
  • heredity
    kalıtım, soya cekim
  • riot
    ayaklanma
  • pursuit
    takip, izleme
  • upcoming
    yaklaşan, gelen
  • jeopardy
    tehlike, risk
  • result from
    den kaynaklanmak
  • sacrifice
    kurban/feda etmek
  • influx
    akış, akın
  • revenue
    gelir
  • severe
    ciddi, sert
  • resemble
    benzemek
  • peasant
    koylu
  • regarding
    ilişkin, ilgili
  • dispute
    tartışmak
  • unprecedented
    emsalsiz, eşi gorulmemiş
  • deficit
    eksiklik
  • survey
    araştırma
  • falsify
    yanıltmak