Study

Atasözleri Kartları

  •   0%
  •  0     0     0

  • Çanağa ne doğrarsan, karşına o çıkar.
    İnsan, kendisi için önceden ne gibi hazırlık yapmışsa ileride onun veriminden yararlanır. İnsan bu dünyada çalıştığının karşılığını görür.
  • Cahile laf anlatmak, deveye hendek atlatmaktan güçtür.
    Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, deveye hendek atlatamazsınız. Cahil insanlara laf anlatmak da böyledir.
  • Çalışmak ibadetin yarısıdır.
    Allah boş duranı sevmez ve Allah yolunda çalışmak da kişiyi kötü duygulardan arındırır. Bu yüzden çalışmak da ibadet etmek kadar değer taşır.
  • Emanete hıyanet olmaz.
    Emanet olarak bize bırakılan şeyi iyi korumalıyız. Bu, bir insanlık borcudur.
  • Açık yaraya tuz ekilmez.
    Acısı henüz taze, başına gelen musibetin ilk etkisini henüz tam olarak üzerinden atamamış kimsenin üzüntüsü, bir takım söz ve davranışlarla hatırlatılmamalıdır.
  • Elçiye zeval olmaz.
    Bir kimsenin sözünü başka bir kimseye iletmekle görevli kimse, bu sözlerden sorumlu değildir. Sözler kimin ise, hatasıda, sevabına ona aittir.
  • Aba altında er yatar.
    Kişi iyi giyinimli diye iyi biri yada kötü giyinimli diye kötü biri olmayabilir. Hiçbir zaman önyargılı olmamalı, insanları tanımadan karar vermemeliyiz.
  • Emek olmadan yemek olmaz.
    Yaşayan tüm insanlar, - eğer ağır özürlü değillerse - kendi hayatlarını kendileri kazanmak zorundadırlar.Yaşayabilmek, harcayabilmek için çalışıp kazanmak gerek
  • Çalışanın yatanda hakkı vardır.
    Çalışmayan kişi hayatını sürdürüyorsa besin ihtiyacını bir şekilde karşılıyor demektir, o besinler de çalışan biri tarafından temin edilmektedir.
  • Eğilen baş kesilmez.
    Hatasız kul olmaz. İnsan, hata yapmaya yatkın bir varlıktır. Bundan kimse kurtulamaz. Kusurunu anlayıp özür dileyen ve büyüklüğümüze sığınan kişi affedilmelidir
  • Akacak kan damarda durmaz.
    Bir zarara uğramak, bir musibetle karşılaşmak alnımıza yazılmışsa ne yapsak bunun önüne geçemeyiz. Allah'ın taktidir mutlaka yerine gelir.
  • Akılsız başın cezasını ayaklar çeker.
    İyi düşünülmeden verilen kararların kötü sonuçları, insanların bunları düzeltmeleri için yorulmalarına se­bep olur.
  • Akan su yosun tutmaz.
    Durgun suların yosun tutması gibi, insanda da tembellik aynıdır. Kişinin kendisinde ve bulunduğu ortamlarda görülen her türlü olumsuzluk tembelliktendir.
  • Cana gelecek zarar mala gelsin.
    Zarardan kurtulma imkanı yoksa, bunun cana değil, mala gelmesi tercih edilir. Mal kazanılabilir; fakat kaybedilen can tekrar kazanılamaz.
  • Can canın yoldaşıdır.
    İnsan tek başına yaşayamaz. Yanlızlık Allah'a mahsustur. İnsan, konuşup düşünmek, dertleşmek ve iş yapmak için arkadaş arar.
  • Edebi edepsizden öğren.
    Edepsizin yaptığı işlerin yapılmaması gereken işler olduğunu düşünmekle doğru yolu bulmuş, böylece edebi edepsizden öğrenmiş olursunuz.
  • Akıl akıldan üstündür.
    İnsanın kendi aklını her konuda yeterli görmesi yanlıştır. Önemli meselelerde güvendiğimiz akıllı kimselerin düşüncesini sormalıyız.
  • Acele işe şeytan karışır.
    Acele ile işini bitirme çabası gösteren kişiler ise bu işin acelesi yüzünden bir çok detayı gözden kaçırır, yanlış olmasına sebebiyet verir.
  • Ağrısız baş mezarda olur.
    Üzüntü, keder ve benzeri sıkıntılı durumlar biz insanlar içindir. Yaşayan her kişinin derdi vardır. Dertsiz kimse ararsanız ancak mezarda bulursunuz.
  • Az sabırda çok keramet vardır.
    Sabır zor bir iştir. Karşılaştığı güçlükleri sabırla yenmeye çalışan kimse, sonunda hiç ummadığı güzelliklere ulaşır.
  • Bıçak yarası geçer, dil yarası geçmez.
    Söz ve yazı ile açılan yara kalpleri incitir, gönülleri yaralar. Gönül yarası bıçak yarası gibi tedavi edilemez, geçmez, hatırladıkça insanın içini sızlatır.
  • Balık baştan kokar.
    İnsanlar, kendilerini yöneten ve öncü kurumundaki kimseleri kendilerine örnek alırlar. Bir toplumda baştakilerin tutumu bozuk ise, herşey bozulur.
  • Eşeği dama çıkaran yine kendi indirir.
    Bazı insanlar kötü ve çirkin işler yapar. Kötü bir yapan kişi, yaptığı bu hatayı sorumluluk kendisine ait olduğu için durumu kendi düzeltmek zorundadır.
  • Armut dibine düşer.
    Nasıl ki armut ağacının meyvesi dalına düşüyorsa, çocuklarda onları büyüten, yetiştiren anne ve babasına çeker.
  • Dünya Dünya Sultan Süleyman'a bile kalmamış.
    İnsan ne kadar zengin, ne kadar güçlü olursa olsun dünyadan göçüp gidecektir. Bunun için dünyaya bel bağlamamalıdır.
  • Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.
    Bakılıp onarılan, emek verilen şeyler yararlanılacak bir duruma gelir. Bakımsız bırakılan şeyler, gün gelir yok olur, gider.
  • Ev alma komşu al.
    Bir mülk edinirken, özellikle ev alırken önce komşularına bakılmalıdır: Ancak çevrede oturanlar iyi insanlarsa, o evde rahat oturulabiliriz.
  • Bakmakla usta olunsa, köpekler kasap olurdu.
    Hiçbir şey yapmadan sadece bakmakla öğrenilmez. Birşey ancak yapa yapa öğrenilir.
  • Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.
    Çıkarlarını düşünen insanların çoğaldığı yerlerde yalan dolan, hile, ahlâksızlık artar. Böyle bir ortamda doğruyu söyleyenler sevilmez.
  • Allah dağına göre kar verir.
    Yetki ve sorumluluk sahibi, varlıklı kimselerinde derdi çok olur. Hiçbir varlık ve makam, öyle dışarıdan görüldüğü gibi tasasız elde edilmez.
  • Danışan dağı aşmış, danışmayanın yolu şaşmış.
    Bilmediği şeyi bilene soran, en güç işlerin altından kalkar. Sormayan, güçlükler içinde yuvarlanır gider.
  • Derdini söylemeyen derman bulamaz.
    Bizim bir türlü çözüm bulamadığımız birçok güçlüklere başkaları çözüm bulabilirler ama sıkıntımızın ne olduğunu söylemezsek, derdimizin çözümünü bize sunamazlar
  • Ağır kazan geç kaynar.
    Anlayışı kıt insandan herşeyi hemen kavraması beklenmemelidir. Eğitimsiz ve kalın kafalı olan insan bir konuyu geç anlar.
  • Abanın kadri yağmurda bilinir.
    Bir şeyin değeri ona çok ihtiyaç duyulduğu zaman anlaşılır. Örneğin, hasta olunca sağlığın, meşguliyet arttığında boş vaktin kıymeti daha iyi anlaşılır.
  • Çatal kazık yere çakılmaz.
    Bir işte istişare etmek, akıl danışmak gerekli ve güzeldir. Birçok görüş alınmalı, farklı sözler işitilmeli ama sonunda söz ve irade bir kişide toplanmalıdır.
  • Çok bilen çok yanılır.
    İnsan ne kadar çok şey bilirse bilsin, bilmediği daha çoktur. Bilgisine aşırı güvenen kişi, bilmediği şeylere karışır ve bunlarda yanılır.
  • Başak büyüdükçe boynunu eğer.
    Büyüyüp olgunlaştıkça daha alçak gönüllü ve daha ağır başlı oluruz. Ama büyümesine rağmen bazı cahil insanlar nasıl davranacağını bilmez, dik başlı olurlar.
  • Dost acı söyler.
    İnsanın kusuru mutlaka görülür. Bazı kimseler, sırf canımız sıkılması diye, doğruyu söylemeye çekinirler. Ama yakın dostlar, düzeltmemiz için onu söylemeyi borç
  • Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp.
    İnsan ne kadar bilgili olursa olsun, bilmediği şeyler mutlaka olacaktır. Bazı şeyleri bilmemek kusur değildir. Asıl kusur, öğrenme isteği ve iradesi göstermemek
  • Doğrunun yardımcısı Allah'tır.
    Dürüst kimse bu dünyada çok sıkıntı çekebilir; fakat hiçbir zaman onur kırıcı bir duruma düşmez. Çünkü Allah yanındadır.
  • Denenmişi denemek ahmaklıktır.
    Başarısızlığı, beceriksizliği önceki denemelerle ortaya çıkan birine "belki bu kez başarır" diye yeni görev vermek, mantıklı ve doğru davranış değildir.
  • Baş dille tartılır.
    Kişinin aklı, söylediği sözlerle ölçülür. İnsanın konuşurken sarf ettiği sözler, akıl seviyesini ortaya koyar. Gerçek akıllı kimseler önce düşünür sonra konuşur
  • Cana gelecek zarar mala gelsin.
    Zarardan kurtulma imkanı yoksa, bunun cana değil, mala gelmesi tercih edilir. Mal kazanılabilir; fakat kaybedilen can tekrar kazanılamaz.
  • Ecel geldi cihana, baş ağrısı bahane.
    İnsan nasıl olsa ölecektir. Ama her ölüm bir sebebe dayanır.Fakat bunlar bahanedir; asıl neden, kişinin yaşama süresinin sona ermiş olmasıdır.
  • Ağaç yaşken eğilir.
    Terbiye ve eğitimin etkili olması için küçük yaşta başlamak gerekir.