Study

GATEWAY UNIT 8

  •   0%
  •  0     0     0

  • rivals
    rakipler
  • empathy
    empati
  • awareness
    farkındalık
  • circle of friends
    arkadaş çevresi
  • stardom
    yıldızlık, ünlü olma durumu
  • embarrassed
    utanmış
  • ups and downs
    inişler ve çıkışlar
  • citizenship
    vatandaşlık
  • begged
    yalvardı
  • robot
    robot
  • inanimate
    cansız
  • excited
    heyecanlı
  • madness
    delilik
  • through thick and thin
    iyi günde kötü günde
  • get on well (with)
    iyi geçinmek
  • classmate
    sınıf arkadaşı
  • delight
    sevinç, haz
  • disappointment
    hayal kırıklığı
  • embarrassment
    utanma, mahcubiyet
  • delighted
    çok mutlu, memnun
  • excitement
    heyecan
  • surroundings
    çevre
  • happiness
    mutluluk
  • boredom
    can sıkıntısı
  • kingdom
    krallık
  • bored
    canı sıkılmış
  • humans
    insanlar
  • divided opinions
    bölünmüş görüşler
  • sad
    üzgün
  • event
    olay, etkinlik
  • afraid
    korkmuş
  • loneliness
    yalnızlık
  • happy
    mutlu
  • brightness
    parlaklık
  • kindness
    kibarlık, nezaket
  • pride
    gurur
  • freedom
    özgürlük
  • disappointed
    hayal kırıklığına uğramış
  • sadness
    üzüntü
  • darkness
    karanlık
  • modify
    değiştirmek, uyarlamak
  • fear
    korku
  • relieved
    rahatlamış
  • proud
    gururlu
  • partnership
    ortaklık
  • angry
    kızgın
  • have arguments (with)
    tartışmak
  • wisdom
    bilgelik
  • buddy
    kanka, dost
  • confusion
    kafa karışıklığı
  • relationship
    ilişki
  • relief
    rahatlama
  • upset
    üzgün, morali bozuk
  • anger
    öfke
  • weakness
    zayıflık
  • membership
    üyelik
  • make up
    barışmak
  • hesitated
    tereddüt etti
  • leadership
    liderlik
  • fall out (with)
    kavga etmek, arası bozulmak
  • confused
    kafası karışmış
  • close
    yakın
  • lonely
    yalnız
  • experiment
    deney
  • companion
    arkadaş, eşlik eden
  • experts
    uzmanlar
  • competitors
    rakipler
  • hang out (with)
    takılmak, zaman geçirmek
  • see eye to eye (with)
    aynı fikirde olmak
  • cub
    yavru (ayı, aslan vb.)
  • shake
    sallamak / titremek
  • friendship
    arkadaşlık
  • have in common (with)
    ortak noktası olmak