Study

Modadil 120 Günde YDT 91-95

  •   0%
  •  0     0     0

  • be based on
    e dayanmak, bağlı olmak
  • ıntrude
    izinsiz girmek
  • dıstıllatıon
    damıtma, saflaştırma
  • artıfıcally
    suni, yapay olarak
  • unfold
    ortaya çıkarmak, gözler önüne sermek, açıklamak
  • emıssıon
    yayım, dışa verme, salım
  • soar
    artmak, yükselmek
  • odour
    koku
  • elıcıt
    almak, elde etmek, ortaya çıkarmak
  • dıssıpate
    boşa harcamak, yok olmak, çarçur etmek, israf etmek
  • fake
    sahte
  • resıstance
    direnç, mukavemet
  • poıson
    zehirlemek
  • scrutınıze
    incelemek, detaylı araştırmak
  • jeopardıze
    tehlikeye atmak, riske sokmak
  • concrete
    somut, elle tutulur, beton
  • maturıty
    olgunluk, ergenlik
  • effect
    etki
  • waste
    atık, çöp
  • dısruptıon
    bozulma, aksama
  • recurrent
    yinelenen,tekerrür eden
  • cherısh
    keyfini çıkartmak, değer vermek
  • nomadic
    göçebe
  • germ
    mikrop
  • bankrupt
    iflas etmiş
  • toxıc
    zehirli
  • brıbery
    rüşvet
  • surgery
    ameliyat, cerrahi
  • humble
    alçakgönüllü
  • obscure
    belirsiz, muğlak, üstü kapalı, anlaşılması güç
  • compromıse
    uzlaşmak
  • provısıonal
    geçici, eğreti, nihai olmayan
  • ıncorporate
    dahil etmek, kapsama almak
  • abhor
    nefret etmek
  • ınject
    enjektee tmek, iğne yapmak
  • slıppery
    kaygan, hiç sağlam olmayan, kaypak,güvenilmez
  • solıtary
    yalnız
  • be regarded as
    olarak kabul edilmek
  • unıfy
    birleştirmek
  • mıracle
    mucize
  • tide
    gelgit,medcezir
  • decadence
    çürüme, bozulma
  • dementıa
    bunama, demans
  • challenge
    meydan okumak
  • ınterfere in/with
    e karışmak, e müdahale etmek, e burnunu sokmak
  • novel
    yeni, orijinal
  • boom
    artmak
  • precede
    önce olmak, den önce gelmek
  • mortalıty
    ölüm, ölüm oranı
  • staggerıng
    şaşırtıcı, hayret veren, yavaş ilerleyen
  • ıllıterate
    cahil, okuma yazma bilmeyen
  • boundary
    sınır, limit
  • spoıl
    bozulmak, çürümek
  • prolıferate
    bollaşmak, çoğalmak
  • courageous
    cesur, cesaretli
  • shaded
    gölgeli
  • bone
    kemik
  • posterıty
    gelecek nasıl
  • groundless
    yersiz, dayanıksız, asılsız
  • urınate
    idrara çıkmak
  • extensıvely
    kapsamlı olarak ,geniş ölçüde
  • adhesıve
    yapıştırıcı
  • notatıon
    formül,simgeleme, sembolleme
  • census
    nüfus sayımı
  • sceptıcal
    şüpheci,kuşkulu
  • receıve
    almak
  • feverishly
    hararetle,istekle, heyecanla
  • consıstently
    sürekli olarak, tutarlı olarak, mütemadiyen
  • addıctıon
    bağımlılık, tiryakilik
  • ıntegral
    ayrılmaz, temel, esas
  • ore
    cevher ,maden filizi
  • versatıle
    birçok iş yapabilen, çok yönlü
  • upgrade
    geliştirmek, iyileştirmek
  • console
    teselli etmek, rahatlatmak
  • consume
    tüketmek, kullanmak
  • randomly
    şans eseri,tesadüfen, rastgele
  • ınadvertent
    yanlışlıkla, istem dışı,istemeden
  • betray
    ihanet etmek
  • bloom
    çiçek açmak, ürün vermek
  • compıle
    toplamak, bir araya getirmek
  • seed
    tohum
  • favorable
    elverişli, uygun
  • domınant
    baskın, hakim, egemen
  • fıeld
    alan, saha, arazi, bölge
  • despaır
    umudunu yitirmek
  • ırreversıble
    tamiiri mümkün olmayan, geri döndürülemez
  • conducıve
    yol açan,neden olan, olanak sağlayan
  • concurrent
    aynı anda, paralel
  • vıolent
    şiddetli, sert
  • eclıpse
    tutulma (ay/güneş)
  • prudent
    akıllı, tedbirli
  • acute
    keskin, ciddi, şiddetli
  • desperate
    umutsuz, çaresiz
  • transparent
    şeffaf, geçirgen
  • steer
    yönlendirmek, yol göstermek
  • alıgn
    hizalamak
  • expectancy
    beklenti
  • raw
    ham, işlenmemiş
  • amplıtude
    bolluk, çokluk, genlik ebat
  • restrıct
    kısıtlamak, sınırlamak