Study

Modadil 120 Günde YDT 26-30

  •   0%
  •  0     0     0

  • hasten
    hızlandırmak
  • underestimate
    kucumsemek, hafife almak
  • illuminate
    acıklamak, aydınlatmak
  • possess
    sahip olmak
  • promote
    terfi etmek, ilerlemek
  • treatment
    tedavi, davranış
  • collide
    carpışmak
  • prevail
    hakim olmak, ustun gelmek
  • overwhelmingly
    ezici coğunlukla, baskın bir şekilde
  • beverage
    icecek
  • respectively
    sırasıyla
  • annual
    yıllık
  • alter
    değiştirmek
  • exert
    kullanmak
  • administration
    idare, yonetim
  • unbiased
    onyargısız
  • obselete
    modası gecmiş
  • maturation
    olgunlaşma
  • appeal
    ilgisini cekmek, başvurmak
  • intricate
    karmakarışık
  • proportion
    oran
  • proliferation
    bollaşma, coğalma
  • adjustment
    ayarlama, duzenleme
  • eternity
    sonsuz
  • rely on
    bel bağlamak, guvenmek
  • wrist
    el bileği
  • constitute
    oluşturmak
  • inquisitively
    sorgular bicimde, merakla
  • prosperous
    zengin, başarılı
  • seize
    yakalamak, kavramak
  • encourage
    cesaretlendirmek
  • enormous
    kocaman, devasa
  • innate
    doğuştan, ozunde olan
  • appropriate
    uygun
  • sanction
    yaptırım
  • enlighten
    aydınlatmak
  • facade
    cephe
  • discrimination
    ayrımcılık
  • precious
    değerli, kıymetli
  • vague
    belirsiz, şupheli
  • ancient
    eski, antik
  • retail
    perakende satış yapmak
  • augment
    artırmak
  • offset
    dengelemek, telafi etmek
  • adequate
    yeterli
  • process
    surec, işlem
  • confidence
    guven
  • legislation
    yasama, kanun
  • indispensable
    vazgecilmez
  • intimacy
    yakınlık, samimiyet
  • conduct
    idare etmek, yurutmek
  • thrive
    gelişmek, buyumek
  • overlook
    gozardı etmek
  • notorious
    adı cıkmış, kotu unlu
  • shatter
    paramparca etmek
  • foretell
    ongormek, tahmin etmek
  • address
    hitap etmek, uzerine eğilmek
  • intervene
    burnunu sokmak, mudahale etmek
  • heritage
    miras
  • fundemental
    esas, temel
  • infer
    cıkarım yapmak
  • recruit
    işe almak, askere almak
  • inevitable
    kacınılmaz
  • adversely
    ters, kotu şekilde
  • curb
    kontrol altına almak, frenlemek
  • summit
    zirve
  • commense
    başlatmak
  • undeniable
    tartışılmaz, inkar edilemez
  • tackle
    ustesinden gelmek, ele almak
  • prolific
    verimli, uretken
  • detrimental
    zararlı
  • enterprise
    girişim
  • retain
    tutmak, alıkoymak
  • culminate
    zirveye ulaşmak
  • deserve
    hak etmek
  • hostility
    duşmanlık, muhalefet
  • determine
    belirlemek, kararlaştırmak
  • surpass
    aşmak, gecmek
  • district
    bolge
  • gloomy
    kasvetli
  • relief
    rahatlama
  • reluctant
    isteksiz
  • eligible
    uygun
  • admire
    hayran olmak, beğenmek
  • alike
    benzer, aynı
  • literacy
    okuryazarlık
  • manner
    tavır, tutum
  • suitable
    uygun, elverişli
  • debris
    yıkıntı, enkaz
  • gratify
    memnun olmak
  • decline
    azalmak, reddetmek
  • consensus
    fikir birliği
  • aim
    amaclamak, hedeflemek
  • implement
    uygulamak
  • distinguish
    ayırt etmek
  • encounter
    karşılaşmak
  • abandon
    terk etmek, bırakmak
  • sanctuary
    sığınak, barınak
  • be accustomed to
    alışkın olmak
  • credibility
    guvenilirlik