Study

Modadil 120 Günde YDT 11-15

  •   0%
  •  0     0     0

  • corruption
    yolsuzluk, yozlasma
  • cease
    durmak, durdurmak
  • endanger
    tehlikeye atmak
  • revolutionary
    devrim niteliginde
  • emerge from
    den cıkmak, den ortaya cıkmak
  • considerable
    buyuk, onemli derecede
  • contribute to
    katkıda bulunmak, -e sebep olmak
  • impact
    etki, carpma
  • instability
    istikrarsızlık
  • take place
    meydana gelmek
  • attitude
    tavır, tutum
  • suffer from
    den acı cekmek
  • requirement
    gereklilik, ihtiyac
  • launch
    baslatmak, fırlatmak
  • exile
    surgun
  • occupy
    isgal etmek, mesgul etmek
  • probability
    olasılık
  • valid
    gecerli, mantıklı
  • overview
    genel bakıs
  • flood
    sel, tufan, bolluk
  • emphasize
    vurgulamak
  • massive
    buyuk, kocaman
  • estimate
    tahmin etmek
  • fairly
    adil sekilde, oldukca
  • phase
    safha, evre
  • responsible to
    den sorumlu
  • contain
    icermek
  • scholarship
    burs, bilim
  • eruption
    puskurme, patlak verme
  • debate
    tartısmak
  • governance
    yonetim
  • establishment
    kurum, tesis, duzen
  • racism
    ırkcılık
  • reduction
    azalma, eksilme
  • entire
    butun, tum
  • embrace
    kucaklamak, sahiplenmek
  • eventually
    sonunda, nihayet
  • further
    kolaylastırmak, ilerletmek
  • unwilling
    isteksiz, gonulsuz
  • comprehensive
    kapsamlı, etraflı
  • passionately
    tutkuyla
  • subjective
    öznel, subjektif
  • merely
    sadece
  • product
    urun, mahsul
  • invest
    yatırım yapmak
  • labour
    calısma, emek, is gucu
  • policy
    politika, hareket tarzı
  • occupation
    meslek, is
  • definition
    tanım, tarif
  • define
    tanımlamak, tarif etmek
  • faultless
    hatasız, mukemmel
  • auction
    acık artırma, muzayede
  • solely
    yalnızca
  • insist on
    ısrar etmek
  • attempt
    girisimde bulunmak, tesebbus etmek
  • debt
    borc
  • priority
    oncelik, ustunluk
  • depict
    anlatmak, tasvir etmek
  • ease
    kolaylastırmak,
  • stable
    istiktarlı, degismez
  • completely
    tamamen
  • objectively
    tarafsızca
  • useless
    faydasız, yararsız
  • proposal
    teklif, oneri
  • restore
    yenilestirmek, eski haline getirmek
  • terrain
    bolge, arazi
  • tend to
    e egilimli olmak
  • sensible
    akıllı, mantıklı
  • compete
    yarısmak, mucadele etmek
  • suspicion
    kusku, suphe
  • internal
    dahili, ic
  • shortage
    kıtlık, eksiklik
  • spirit
    ruh
  • rapidly
    hızlı bir sekilde
  • consideration
    dusunce, goz onune alma
  • candidate
    aday
  • assign
    ayırmak, tahsis etmek, gorev vermek
  • diverse
    cesitli, farklı
  • modest
    alcakgonullu, mutevazi
  • necessarily
    mutlaka
  • pioneer
    oncu
  • various
    cesitli, farklı
  • representation
    temsil, betimleme
  • briefly
    kısaca
  • slave
    kole
  • initiative
    girisim
  • pursue
    takip etmek, izlemek
  • duplicate
    kopyalamak
  • occurrence
    olay, vuku bulma
  • hinder
    engellemek
  • rise
    yukselmek, iyilesmek
  • confuse
    kafasını karıstırmak, sasırtmak
  • custom
    gelenek, orf, adet
  • turmoil
    karısıklık, kargasa
  • primarily
    baslıca, oncelikle
  • inspiration
    ilham, esin
  • inspire
    ilham vermek
  • immune
    bagısık, muaf
  • exposure to
    maruz kalma, teshir