Study

8.10 GENEL

  •   0%
  •  0     0     0

  • remain alive
    hayatta kalmak
  • threaten
    tehdit etmek
  • cause
    sebep olmak
  • wind speed
    rüzgâr hızı
  • prepared
    hazır
  • rescue team
    kurtarma ekibi
  • first aid
    ilk yardım
  • global warming
    küresel ısınma
  • fall down
    çökmek, aşağı düşmek
  • atmosferdeki bozulmalar
    atmosferdeki bozulmalar
  • wipe out
    yok etmek
  • havzalarının tahribatı
    havzalarının tahribatı
  • aftershock
    artçı sarsıntı
  • give damage
    zarar vermek
  • felaketler
    felaketler
  • death
    ölüm
  • die
    ölmek
  • ash
    kül
  • air pollution
    hava kirliliği
  • deal with
    başa çıkmak
  • rise up
    yükselmek
  • water shortage
    su kıtlığı
  • terrible
    berbat
  • tsunami
    deprem sonrası oluşan dev
  • damage
    zarar, hasar (vermek)
  • massive
    çok büyük
  • lava
    lav
  • erupt
    patlamak (yanardağ)
  • manmade disasters
    insan kaynaklı
  • slow
    yavaş
  • kill
    öldürmek
  • absence of water
    su yokluğu
  • earthquake
    deprem
  • cover
    kaplamak
  • dry weather
    kuru hava
  • different
    farklı
  • injury
    yaralanma
  • dangerous
    tehlikeli
  • loss
    kayıp, zarar
  • lightning
    yıldırım
  • ice melt in the poles
    kutuplarda
  • swallow
    yutmak
  • avalanche
    çığ
  • car accident
    araba kazası
  • hurricane
    kasırga
  • deforestation
    ormanların yok edilmesi
  • tornado
    hortum
  • fire
    yangın
  • ecological disasters
    ekolojik felaketler
  • storm
    fırtına
  • solid
    katı
  • efficient
    etkili
  • greenhouse gases
    sera gazları
  • volcanic eruption
    volkanik patlama
  • spread out
    yayılmak
  • wildfire
    kontrol edilemeyen yangın
  • immobilized
    sabitlenmiş
  • quick
    hızlı
  • survivor
    hayatta kalan
  • buzulların erimesi
    buzulların erimesi
  • agricultural impact
    tarımsal etki
  • run out of
    tükenmek
  • dalga
    dalga
  • liquid
    akıcı, sıvı
  • enough
    yeterli
  • important
    önemli
  • unbelievable
    inanılmaz
  • climate change
    iklim değişikliği
  • drought
    kuraklık
  • fatal
    ölümcül
  • safe
    güvende, güvenli
  • sudden
    ani
  • evolve into
    dönüşmek
  • wars
    savaşlar
  • starvation
    açlık
  • landslide
    toprak kayması
  • rain heavily
    şiddetli yağmur yağması
  • suffer
    acı çekmek
  • flood
    sel
  • destruction of watersheds
    su
  • blow hard
    şiddetli esmek
  • disturbances in the atmosphere
    disturbances in the atmosphere
  • serious
    ciddi
  • blow off
    uçurmak (çatıyı vs.)
  • forest degradation
    orman yok olması
  • burn
    yanmak
  • temperature rise
    sıcaklık artışı
  • mud
    çamur
  • reduce the damage
    zararı azaltmak